Selim abinin aşağıda yazdıklarından sonra bu konuyu açmak ihtiyacı duydum...
QUOTE(inspector @ 11.07.2009, 03:03:59)

Sevgili arkadaslar, bu sukretmek konusunda kisi, kultur ve ortama gore farkliliklarin olabilecegini dusunmekteyim. Sayet: atiyorum kafadan; siradan bir konumda herhangibir farklililiniz yok ve de kaderime uygun bir ariyorum derseniz, sukretmez oldukca faydalidir derim, cunku es degeriniz binlerce insan bulunur.....
Ancak, yine atiyorum'; 2 veya 3 dili iyi biliyorsunuz, meslek bilginiz ve tecrubeniz iyi ise, is bulma konusunda hala sukur halindeyseniz bu is te bir sakatlik var demektir... Beyler, hayatta kimseye ekmek hava'dan gelmez, elbette calisacagiz, ne gerekiyorsa onu yapacagiz, dil mi lazim? Onu ogrenecegiz, tecrubemi lazim onu kazanacagiz, teknik bilgi mi lazim onu kazanacagiz. Zihniyetimi degistirecegiz, onu degistirecegiz. Bu denizcilik boyledir. Hayatta daima varolacagiz...
Fikir ve eylemsel herseyimizi meslege uygun hale getirecegiz. Yoksa o kucuk kamarada zavalli bir insan oluruz haberiniz olsun. Unutmayin kartallar yalniz ucar
Selim abi yazdıklarına can-ı gönülden katılıyorum...maalesef ülkemizdeki eğitim sistemi buna engel oluyor...mezun olan birçok kişi staj bitip sınavı geçtikten ve zabitliği aldıktan sonra mesleğinin üzerine bir tuğla dahi koymuyor..bu yüzden bu işe en baştan başlamamız gerektiğini düşünüyorum...
1-deniz personeli ve kara personeli birbirlerinin işinde çalışmamalı...
2-enspektör olabilmek için enpektörlük okulu olmalı..
3-personel müdürü olabilmek için zorunlu gidilmesi gereken okul olmalı...
4-pilot olabilmek için pilot okulu olmalı...
5-dpa olmak için bile okul olmalı..
6-tüm kurslar 2 yıllık okullar (bende 2 yıllık okul mezunuyum) kapatılmalı...
7-eğitim 7 yıl olmalı..
8-her okulun okul gemisi olmalı...
9-staj süreleri daha uzun olmalı....
10-ehliyet yükseltme süreleri daha uzun olmalı ...
11- uzak yakın sınırlı vs. şeklindeki ehliyetler tek sınıf olmalı..
isteyen aklına gelenleri altına eklesin...
gelelim açıklamalara...hep olmalı dedik neden? diye sorulduğunda bir cevabımız olması lazım..bunları tartışmazsak yerimizde saymaya devam edeceğiz..
1-denizde çalışan personel karada iş bulup denizi bırakmak sevdasında olduğundan kalite düşmektedir (herkes için geçerli değil).. karaya geçen deniz personeli uyum sağlayamadığında deniz dönmekte bu da deniz personelinin iş bulmasında zorluk olarak önüne geçmektedir..örnek olarak personel müdürü olsanız deniz tecrübeli ve karada gv enspektörü olan bir kaptan'ı mı yoksa yeni ehliyetini almış kaptan'ı mı geminize göndermek istersiniz? karada çalışıp denize dönmeye niyetli bir kaptanın çevresi diğerine göre daha geniş olduğundan öncelik hakkı onun olacaktır...
2-deniz hayatında işini pek bilmeyen kişilerin karada iş bulup eş dost tanıdık vasıtasıyla enspektör olduklarını, daha sonra gemileri kontrole giderek yeni mevkisinin rahatlığıyla ahkam kesip bağırıp çağırmalarına hem şahit oldum hem de arkadaşlarımdan duydum...kara personeli olarak yapacağı işin okulunda okumak ve bu işten başka alternatifinin olmadığını bilmek (denize dönmek gibi) enspektörleri işlerini daha iyi bilen ve yapan bir noktaya getireceğini düşünüyorum.
3-denizcilik şirketlerine personel müdürü olmak maalesef ülkemizde personeli gemiye göndermek ve ayrılacağı zaman yerine yenisini bulmak olarak görülüyor...bence personel müdürlüğü gemi personeline her türlü konuda (psikolojik,eğitim,gemiye adaptasyon,gemi öncesi şirket eğitimi,ısm vs. vs.) eğitim verebilecek konumda olmalı ki gemiye gönderdiğiniz personel sorunsuz olarak işbaşı yapabilsin...gemilerdeki personel sorunları her zaman gemi performansına yansır ve her halükarda kaybeden armatör olur...
4-pilot olmak başka bir yarı kara bağlantılı denizden kopma methodudur.hiç denizde çalışmamış bir kişi nasıl pilotluk yapabilir? dediğinizi duyabiliyorum..bu işin okulu olsa eğitimini tamamladıktan sonra atanacağı limanda 2 yıl staj yapsa; kaptan olarak denizde çalışırken gemisine yanlış manevra sonucu hasar verdiren pilota kızan ama kendisi pilot olduktan sonra aynı şeyi yapınca kaptan kusura bakma benim sorumluluğum yok diyen pilottan daha iyi yapacağını düşünmekteyim.
5-dpa (atanmış kişi) genelde firmalarımızın çoğunda genel müdür kim ise odur. ama dpa filo hakkında kritik kararlar verebilecek, teknik konulara hakim,acil durumlarda neler yapması gerektiğini bilecek,emniyetli işletim sisteminin işlerliliğini takip ve kontrol edebilecek vs.vs.vs. uzayıp gider bilgiye sahip olması gerekir.aramızda dpa'lik yapan abilerimizde mevcut olup yazdıklarımı yanlış anlamamalarını rica eder bu konu hakkında daha geniş açıklamalar yapacaklarından eminim. benim lafım bu konular hakkında fikri olmayan ve dpa yardımcısı adı altında görevlendirdiği kişiye işleri yaptıran genel müdür makamını işgal edenlere... bu işin okulu olsa ve kişiyi sıfırdan son noktaya kadar bu işe odaklayacak şekilde yetiştirse şirketlerin geleceği daha parlak olur diye düşünüyorum..bir örnek vereyim..dpa,teknik müdür,personel müdürünün aynı kişi olduğu bir firmada çalışan arkadaşımın o kişinin ta kendisi olduğunu söylesem ne düşünürdünüz?
6-eğitim sisteminin yanlışlığı olan bu hususta yeterli eğitim vermeye imkan ve olanağı olmayan tüm okulların kapanması ve/veya yüksek kalitede eğitim verebilecek duruma getirilmesinin zorunlu olması gerektiğini düşünüyorum...
7-denizde çalışacak kişilere yönelik denizcilik eğitimi ilköğretimden sonra başlayarak 7 yıl olmalıdır...3 yıl lise düzeyinde daha sonra fakülte düzeyinde 4 yıl eğitim verilerek kusursuz zabitler yetiştirilebilir.eğitim hızlandırılmış dil kursu gibi değil göstererek görerek ve sindire sindire uygulamalı olarak yaptırılmalıdırki bu söylediklerim için 7 yıl fazlasıyla yeterli bir süredir..zaten 7 yıl içinde bu mesleği yapıp yapmayacağı hususunda kararını vereceğinden ve doğal eleme olacağından kalite elde kalacaktır.okulunda arka sıralarda oturup stajını naylon yapan bir zabite draftları oku dediğinde suratına şeytan görmüş gibi bakmayacaktır...
8-her okulun okul gemisi olmalı dedik çünkü uygulamalı eğitim gemide verilmeli teorik eğitim derslikte verilmelidir. slayt makinasında bak bu da dümen bak bu da piston ceket suyu şudur diye öğrenciye fotoğraf göstererek ve tahtaya çizerek ve/veya sözle anlatarak eğitim verirsen bir kulağından girer diğerinden çıkar. ve bu adam staj yapmak için gemiye geldiğinde köprüüstünde dümen makinada piston ceket gömlek aramaz..
9-staj süreleri daha uzun olmalıki öğrenci okulda öğrenemediği şeyleri staj boyunca uygulamalı öğrensin ve açıklarını kapatarak zabit olsun.çünkü zabit olduğunda biz bunu okulda öğrenmemiştik demek gibi bir lüksü yok..ama ülkemizde stajyer öğrencileri bizlerden bayrağı teslim alacak kişiler olarak görmektense ekstra güverte ve makina personeli olarak görmeyi yeğleyen kişiler kurumlar ve firmalar bulunmaktadır.adam staj yapmaya gitmiş mesleğini öğrenmek için 12 ay raspa boya yaptım köprüüstüne çıkartmadılar abi diyerek edindiği ekstra boyacılık mesleği için memnun olmadığını beyan etmektedir.
stajyerin konumunun iyice belirlenmesi gerekmektedir. mesela mı? usta gemici,yağcı silici yerine koy stajyeri gemi kalksın. adam goc alsın sen onu telsiz zabiti olarak gemiye koy üstüne bir de vardiya tuttur, ism vs teslim et. güvertede amele gibi çalışsın makinada sintineden çıkmasın vs.vs. hepsimi böyle tabiki değil..ama staj yapacak bir kişinin kademeli olarak stajını yaparken öğrenmesi gerekenleri sıraya koyarsan adam meslekten soğumaz işini severek yapar.
güverte stajyerleri için
4 ay raspa boya lumbarağzı nöbeti
4 ay evrak kayıt ism marpol sopep vs...
4 ay safety ekipmanların bakım tutum kontrolü
6 ay köprüüstü, vardiya eğitimi
10- ehliyet yükseltme süreleri daha uzun olmalı... 2-3 yıl güverte zabiti, 2-3 yıl 1.zabitlik, 2 sene kaptanlık yapar mesleği bırakırım diyen 21 yaşında yeni zabit olmuş bir kişinin 30 yaşında en verimli çağında denizden emekli olması anlamına geliyor...insan yaşlandıkça bilgi/birikimi artar ve bunu bayrağı teslim etmeyi düşündüğü kişilere aktararak çıtayı ve kaliteyi yükseltir.
11-bence ehliyetler uzak yakın sınırlı demenden tek sınıf olmalı..bu da eğitim sisteminin tek sistem olmaması 6 aylık kurs 2 yıllık okul 4 yıllık fakülte vb. eğitim sistemlerinin çarpıklığı sonucu meydana gelen bir durumdur. bu sebeple tek sisteme dayalı eğitim programı sonucunda verilen ehliyette tek tip olacaktır..3000 gross 3000 kw yok akdeniz içi yok van gölü gibi ayrımlar yaparsan 27 yaşında uzakyol kaptanı olmuş bir kişinin yanına 55 yaşında yakınyol kaptanı 1.zabit olarak koyarsan ben sadece ayıkla pirincin taşını derim. eee peki küçük tonajlı gemilerde kimler çalışacak o zaman? herkeste aynı ehliyet olursa diyebilirsiniz.. personelin doğal elemesi olacağı gibi şirketlerinde olacaktır. siz nasıl iyi şirket kötü şirket diye eleme yapıyorsanız o zaman da şirketler iyi personel kötü personel diye eleme yapacaklar ... küçük gemileri olan firmalar filosunu büyütmek için girişimlerde bulunacak bu da personel için daha geniş iş sahası açılacak demektir.
daha aklıma gelmeyen bir şürü düşüncem var...siz de düşüncelerinizi paylaşınız lütfen.. kavga gürültü ayrım yapmadan medeni bir şekilde fikir alışverişi yapmadığımız sürece yerimizde saymaya devam edeceğiz. burada yazdıklarım kendi fikirlerim olup kimseyi kırmak ve gücendirmek amaçlı olarak yazmadım..size ters anlamsız saçma gelebilicek bir cümle diğerine çok anlamlı gelebilir...bu yüzden ben fikirlerimi beyan ettim sizde bana katılıp katılmadığınız durumları beyan ediniz ve yeni fikirlerinizi bizimle paylaştığınızda bunu bende düşünmüştüm diyenler aranızdan çıkacaktır... dilimiz sürçtüyse affola..selametle...